Google Arama formu gönder

« Önceki |

29/4/2007

29/4/2007

F Harfi ile başlayan ruyalar

FABRİKA: İnsanın, kendisini bir fabrikada çalışırken görmesi; "genç bir erkek için, başkalarının teşvik ve tahriki ile yapacağı işte pişman olacağını, genç bir kadın için; hediye olarak bir giyim eşyası alacağını ve pek hoşuna gideceğini, yaşlı bir insan için üzerine düştüğü bir işin iyi bir sonuca ulaşacağına işaret eder.

FABRİKATÖR:
Rüyada bir fabrikatör görülmesi yeni bir iş girişiminde bulunulacağına işaret eder.

FAHİŞE:
Rüyada bir fahişe görmek, şansınızın büyük ölçüde açılacağına ve sizin herkes tarafından sevilen bir kişi olacağınıza işaret eder.

FAİZ

 

  • Faiz vermek: İstemeyerek günaha girileceğine,
  • Faizle para almak: Birisi tarafından kandırılacağınıza işaret eder.

FAKİR: Rüyada dilenen bir fakir görmek, asil davranışlarınızla herkesin gönlünü kazanacağınıza işaret eder.

FALA BAKMAK: Falcı görmek herhangi bir şeye inanılmaya, şüphelerden çekilmeye veya bilim için kendisine uymaya hakim bir kimseye işaret eder. Falcı batıl, hoş şeylerle aldanan ve aldatan, nefsine hakim olamayan, yalan söyleyen kimsedir. Rüyada kendisinin falcı olduğunu görmek; bu rüya bütün halk için hayırlıdır. Kahinlerin kendi tabirleriyle konuştuğunu görmesi, bu rüyayı gören kimsenin, dünyada boş şeylerle uğraşmasına, gurura ve aldanmasına işarettir.

FALCI: Rüyada falcı görmek, ufak tefek sıkıntılarınızı kısa süre içinde atlatarak feraha ulaşacağınıza işaret eder.

FANİLA: Rüyada fanila görmek karlı bir ticari girişimde bulunacağınıza, ancak bir kalp acısının da sizi beklediğine işaret sayılır.

FARE: Fare gizli bir düşmana işaret eder. Ölü fare, rüya sahibinin çok haşin ve hain bir düşmanı olduğuna bütün hareketlerini takip ederek ilk fırsatta onu yere vurmaya çalışacağına işarettir.

FARAŞ: Rüyasında faraş gören kimsenin gizlediği olaylar açığa çıkar. Ağzından laf kaçırır.

FASULYE: Rüyada fasulyeler görmek kötü şans ve kader anlamına gelir. Riskli işlere atılmadan önce iyi düşünün.

FERİBOT: Rüyada feribot görmek bulunduğunuz sosyal ortam içinde bazı hatalar yapacağınızı, ve eğer bu hatalarınız dolayısıyla özür dilemez ve gönül almazsanız arkadaşlarınızı kaybedebileceğinizi söyler.

FIÇI: Rüyada fıçı görmek size çok yakın birileri hakkında çok önemli bir karar almaya zorlacağınız anlamına gelir.

FINDIK: Rüyada fındıklar görmek, sosyal ve finansal konumunuza zarar verecek bazı tartışmalara girebileceğinizin habercisidir.

FIRTINA: Rüyanızda bir fırtınanın ortasında kaldıysanız, daha iyi bir gelecek sizi bekliyor demektir.

FİL: Rüyada fil görmek hayra yorulur ve keyfinizin yerine geleceğini simgeler.

FOTOĞRAF: Rüyada fotoğraflar görmek, hiç beklenmedik bir yerden gelecek bir yardımı alacağınız şeklinde tabir edilir.

FÜZE: Rüyada füze ya da roket görmek hayra yorulur, ve büyük servetleri simgeler.

29/4/2007

oyun











http://www.oyunmemo.com/kral_ciplak.html" target="_blank">http://www.oyunmemo.com/game/JPG/kralciplak.jpg" width="122" height="88" />
http://www.oyunmemo.com/kral_ciplak.html" target="_blank">Kral Çıplak
http://www.oyunmemo.com" target="_blank">Oyunlar

29/4/2007

F Harfi ile başlayan ruyalar

FABRİKA: İnsanın, kendisini bir fabrikada çalışırken görmesi; "genç bir erkek için, başkalarının teşvik ve tahriki ile yapacağı işte pişman olacağını, genç bir kadın için; hediye olarak bir giyim eşyası alacağını ve pek hoşuna gideceğini, yaşlı bir insan için üzerine düştüğü bir işin iyi bir sonuca ulaşacağına işaret eder.

FABRİKATÖR:
Rüyada bir fabrikatör görülmesi yeni bir iş girişiminde bulunulacağına işaret eder.

FAHİŞE:
Rüyada bir fahişe görmek, şansınızın büyük ölçüde açılacağına ve sizin herkes tarafından sevilen bir kişi olacağınıza işaret eder.

FAİZ

 

  • Faiz vermek: İstemeyerek günaha girileceğine,
  • Faizle para almak: Birisi tarafından kandırılacağınıza işaret eder.

FAKİR: Rüyada dilenen bir fakir görmek, asil davranışlarınızla herkesin gönlünü kazanacağınıza işaret eder.

FALA BAKMAK: Falcı görmek herhangi bir şeye inanılmaya, şüphelerden çekilmeye veya bilim için kendisine uymaya hakim bir kimseye işaret eder. Falcı batıl, hoş şeylerle aldanan ve aldatan, nefsine hakim olamayan, yalan söyleyen kimsedir. Rüyada kendisinin falcı olduğunu görmek; bu rüya bütün halk için hayırlıdır. Kahinlerin kendi tabirleriyle konuştuğunu görmesi, bu rüyayı gören kimsenin, dünyada boş şeylerle uğraşmasına, gurura ve aldanmasına işarettir.

FALCI: Rüyada falcı görmek, ufak tefek sıkıntılarınızı kısa süre içinde atlatarak feraha ulaşacağınıza işaret eder.

FANİLA: Rüyada fanila görmek karlı bir ticari girişimde bulunacağınıza, ancak bir kalp acısının da sizi beklediğine işaret sayılır.

FARE: Fare gizli bir düşmana işaret eder. Ölü fare, rüya sahibinin çok haşin ve hain bir düşmanı olduğuna bütün hareketlerini takip ederek ilk fırsatta onu yere vurmaya çalışacağına işarettir.

FARAŞ: Rüyasında faraş gören kimsenin gizlediği olaylar açığa çıkar. Ağzından laf kaçırır.

FASULYE: Rüyada fasulyeler görmek kötü şans ve kader anlamına gelir. Riskli işlere atılmadan önce iyi düşünün.

FERİBOT: Rüyada feribot görmek bulunduğunuz sosyal ortam içinde bazı hatalar yapacağınızı, ve eğer bu hatalarınız dolayısıyla özür dilemez ve gönül almazsanız arkadaşlarınızı kaybedebileceğinizi söyler.

FIÇI: Rüyada fıçı görmek size çok yakın birileri hakkında çok önemli bir karar almaya zorlacağınız anlamına gelir.

FINDIK: Rüyada fındıklar görmek, sosyal ve finansal konumunuza zarar verecek bazı tartışmalara girebileceğinizin habercisidir.

FIRTINA: Rüyanızda bir fırtınanın ortasında kaldıysanız, daha iyi bir gelecek sizi bekliyor demektir.

FİL: Rüyada fil görmek hayra yorulur ve keyfinizin yerine geleceğini simgeler.

FOTOĞRAF: Rüyada fotoğraflar görmek, hiç beklenmedik bir yerden gelecek bir yardımı alacağınız şeklinde tabir edilir.

FÜZE: Rüyada füze ya da roket görmek hayra yorulur, ve büyük servetleri simgeler.

29/4/2007

SEVGİ Deryasııı?

                                                                                                                                                                            Kişi  sevdiğiyle olmak ister!. Sevdiğinin hâliyle hâllenir… Sevgisi kadar, onunla yaşar!. Sevginin ne olduğunu tam olarak bilemediğimiz için, çoğunlukla, “beğeni” ile “sevgi”yi birbirine karıştırırız.

“Beğeni” yanında “sahip olma” arzusuyla açığa çıkar!.Bir nesneden hoşlandığında, beğendiğin şeye sahip olmak ve üzerinde tasarruf edebilmek arzusuyla yaşarsın… Bu tüm mahlukatta çok yaygın bir duygudur!. Kimi, beğendiğini cebine sokar; kimi beğendiğine tasma takıp yanında taşıyarak onunla hava atmak ister; kimi yakalayıp inine sürükler… Her mahlûk yaradılış fıtratına göre, beğendiği üzerinde tasarruf etmek ister.

“Sevmek” ise bundan çok farklıdır…

Sevince, yalnızca sevdiğin için yaşamak istersin!. Yalnızca yanında olmak, yalnızca onun olmak, yalnızca onun zevk aldığıyla zevk alıp, sevmediğinden kaçmak istersin! Sevdiğin öylesine sarmıştır aklını, fikrini, ruhunu ki, her şey sana, onu hatırlatır; yanında iken bile onun içinde olmak istersin!… Yakınlık bile uzak gelir sana!… Sen kaybolursun, sende; sevdiğin kalır yalnızca, beyninde!.. Onun bakışıyla bakar, onun değerlendirmesiyle değerlendirir, onun diliyle konuşmaya başlarsın!. Gözün ondan başkasını görmez, kulağın ondan başkasını duymaz, elin ondan başkasına uzanmaz olur!.

Her an sana sahip olmasını; varlığının, tasarrufunun her an üzerinde olmasını, her an seni kucaklamasını istersin!… Bedensel yakınlık bile, korkunç uzaklık gibi gelir sana; ve onunla tek bir beden, tek bir ruh, tek bir şuur olmayı dilersin!.

Sevgi, fıtratın müsait ise, sevdiğinde yok edesiye yakar seni; ve gün gelir kaşında-gözünde, yüzünde-dilinde sevdiğini görürler de, “sen o olmuşun” derler!

Beğenen sahip olmak ister…

Seven ise sevdiğinde yok olur; feda eder her şeyi sevdiği uğruna!.

Bazılarının da sevgi kokusu sürülür üstüne; “aşığım” sanır!. Ama sevdiği uğruna, fedakarlık etmeye gelince sıra, o koku siliniverir üzerinden “kopamama” sabunuyla!. Parasından kopamaz… Mevkiinden kopamaz… Yakınlarından kopamaz… İçinde yaşadığı ortamın güzelliklerinden kopamaz… “Etraf”tan kopamaz!. Derken kusurlar belirmeye başlar sevdiğini sandığının üzerinde… Eksiklikler görmeye başlar, yetersizlikler görmeye başlar… Bunlar önce acıma duygusuna dönüştürür sevgisini; uzaktan acıyarak seyretmeye başlar… Sonra tatlı bir anıya dönüşür, sevgi sandığı duyguları!. Bu tecrübe gösterir ki, onun fıtratında sevgi programı yoktur!.. Beğeniyi, sevgi sanmıştır!..

Uzaklaşma ondan gelmemiş de, karşısındakinden gelmişse, bu defa “nefret”e döner “beğeni”; ondan intikam alma duygusu gelişir içinde; ve vicdanla intikam dalgaları arasında bir o yana bir bu yana sürüklenir durur; terkedilmişliğin, uzaklaşmanın, layık olmadığını yaşamanın sanısı içinde!..

Oysa yalnızca, fıtratında olmayan gerçek sevginin sonuçlarını yaşamaktadır!. Cüzdanı için, güzelliği-yakışıklılığı için, kendisine hoş gelen huyları için, mevkii-koltuğu için, ilmi için beğenmiştir; sevdiğini sanmış; sahip olamayınca da arzusuna erişememenin düş kırıklığı içinde kopmuş; yalnızca çıkarları doğrultusunda yaşamayı tercih etmiştir…

Seven ise göze almıştır kopmayı… Dışlanmayı… Paradan-puldan, namdan nişandan, dosttan akrabadan uzak    kalmayı…

Fıtratından gelir sevgi!. Kulluğu sevmek üzeredir!. Onunla, sevmeyi yaşamak istediği için yaratmıştır onu Yaratan… O yüzden kopar anadan-babadan; dünyadan paradan!

Seven, karşılıksız sever!…

Beğenen karşılığını ister!.

Benim istediğim gibi yaşarsan seni boğarım sahip olduklarıma, der beğenen!.. Onun zaten fıtratında yoktur sevgi, bilmez aşkın ne olduğunu!.. Ne üzere yaratılmışsa, odur tüm meşgalesi… Karınca gibi çalışır; maymun gibi çiftleşir; aslan gibi yavrularına sahip çıkar… Ama pervane gibi sevemez!. atamaz kendini ateşe!.

Sevgi sonunda yanmayı getirir!.. Beğeni ise sonunda kaçmayı!.

Beğenen mahlûkat çoğunluğuna göre, “sevgi” delilikten bir türdür!.. Anlamazlar onlar, sevdiği uğruna, etraf ne derse desin deyip, her şarta katlanmayı! Ve “delillik bu” derler…

Beğenme bir tür “hobi”dir!… Bazen ömür boyu sürer, bazen birkaç yıl, bazen bir kaç ay!..

Sevgi bir ömür boyudur!… Bitmez, tükenmez, bazen durulur, bazen coşar ama hiç gerilemez!. Çoğunlukla karşısındakinden yüzünü göstermesinden gelir sevgi insana!.. Bazen de özünden gösterir yüzünü O!… O zaman onlar için derler ki, “Allah”a aşık oldu!..

“Kendine seçtikleri”dir sevenleri bir çehreden!… Özünden sevgiyi yaşayanlardır, “mukarreb”leri!…

Hünerlerini sergilemek için yaratmıştır herşeyi…

Sevmek için yaratmıştır sevilenleri!.

Gözlerinde seyretmek için gözleri olarak yaratmıştır “aşk”ı yaşattıklarını!..

Avam anlamaz ve bilmez bu aşkı!. Bunun aşk olduğunu!..

Oysa gerçek “aşk” O’nun ateşine pervane gibi atılıp; varlığını O’nda yitirip; O’nun “Baki”liğini yaşattıklarıdır gerçek “aşık”lar!..

Özel bir fıtratla gelmişlerdir onlar, “aşık” olmak için!.. Yaşamları boyunca bir değer taşımamıştır dünya ve içindekiler!...

Peugeot Spor
Oyunlar
Welcome Signs Words

Welcome Signs Words

BU SİTE FARUK DEMİRCİOĞLU TARAFINDAN TASARLANMIŞTIR